Edirne nin Tarihsel Kimliği ve Fethi nin Önemi Konferansı

Edirne'nin Tarihsel Kimliği ve Fethi'nin Önemi" Konferansı


Trakya Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç, Edirne'nin fethinin Osmanlı İmparatorluğu'nun gelişmesinde ve İstanbul'un fethinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Engin Beksaç, Edirne'nin fethinin 656. yılı kutlamaları kapsamında TÜ Balkan Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Edirne'nin Tarihsel Kimliği ve Fethi'nin Önemi" konulu konferansta yaptığı konuşmada, Edirne'nin binlerce yıllık tarihinde pek çok medeniyete ev sahipliği yapan bir kent olduğunu kaydetti.

İstanbul'un fethine giden yolun Edirne'de şekil bulduğunu belirten Beksaç, kentin önemine dikkat çekti.

Edirne hep hedefteydi

Edirne'nin stratejik öneminden dolayı her zaman yabancı güçlerin hedefinde olan bir kent olduğuna dikkati çeken Beksaç, "Sırpların, Haçlıların hedefinde her zaman Edirne vardı. Şayet Edirne bu saldırılarda Osmanlı'nın elinden çıkmış olsaydı ne İstanbul'un fethini ne de Balkanları görürdük. Edirne Osmanlı için bir ışık, sönmez bir güneşti." dedi.


Edirne'nin fethinin tarihsel önemine de değinen Beksaç şöyle devam etti:

"Edirne'nin fethi yıllardır bir dönüm noktası olarak kutlanıyor. Edirne sadece bir Osmanlı başkenti olmadı. Yıllar öncesinde defalarca başkentlik görevi yapan birçok merkezin içinde bulundu. Bugün Edirne'nin bir ilçesi olan İpsala, Süloğlu tarihi açıdan Osmanlı'da çok önemli rolleri üstlendi.

Edirne başkentler birliğidir

Edirne bir başkentler birliğidir. Her ne kadar Edirne unutulmuşsa da her zaman ayakta kalmış bir kent oldu. Edirne'nin tarihini sürdürmek Osmanlı açısından oldukça önemliydi.

Yapmış olduğumuz çalışmalar Edirne'nin 8 köyünde çok büyük geçmişlerin olduğunu göstermektedir. İstanbul'un fethini her zaman kullanıyoruz ama İstanbul'un fethini hazırlayan esasında Edirne'nin fethiydi.

Edirne alındığı için Trakya Türk yurdu

Edirne, Osmanlılar tarafından fethedildiği zaman büyük bir şehirdi. Daha Orhan Gazi zamanında Osmanlı'nın dikkatini çekmiştir. Bu kent askeri lojistik ve Balkanlar açısından bir kavşak noktasıydı. Bu başkentin alınmasıyla Trakya ve Balkanlar, Osmanlı'nın elini güçlendirdi. Edirne alınmamış olsaydı ne Balkanlar ne de Trakya hiçbir zaman bir Türk yurdu olamazdı."