Dha Yurt Bülteni-5

Dha Yurt Bülteni-5


2 Cumhurbaşkanı çıkaran 124 yıllık lisede geleneksel buluşma

TÜRKİYE'nin en köklü eğitim kurumlarından, merhum Turgut Özal ve 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de mezun olduğu 124 yıllık Kayseri lisesinin eski mezunları, geleneksel buluşmada bir araya geldi.

Tarihi Kayseri lisesinde, Milli Mücadele Müzesine dönüştürülmen taş mektep binası önünde gerçekleştirilen törene okulun eski ve yeni öğretmenleri,öğrencileri katıldı. Yurt dışından ve yurtdun dört bir yanından gelen eski mezunlar, öğretmenleri ve sınıf arkadaşlarıyla özlem giderip, sohbet etti. Taş Mektep Başkanı Fevzi Önder,Sultan Abdülhamit döneminde 1893 yılında"Derece-i Ulu Mektebi Mülkiye İdadisi adı altında kurulan, Kayseli lisesi adını alan namı diğer Taş Mektep'in mezunları olarak onurlu ve gururlu olduklarını söyledi. Önder"2 Cumhurbaşkanı, 3 Başbakan,sayısız bakan, bilim adamı, sanatçı, sporcu gibi hayatın her alında başarılı öğrenciler yetiştiren okulumuzun eski mezunları olarak 4 yıldır bir araya gelerek, buluşma gerçekleştiriyoruz. Hepimiz Kayseri lisesi ailesinin bir ferdi, bir parçasıyız" dedi.

Törende sözlerini okulun merhum Edebiyat öğretmenlerinden Faruk Nafiz Çamlıbel'in yazdığı Kayseri Lisesi marşını hep bir ağızdan okuyan eski mezunlar, Mustafa Kemal Atatürk'ün eşi Latife hanımla Erzurum dönüşü ziyaret ettiği Kayseri lisesine ilişkin"Kayseri lisesini müdürüyle, muallimleriyle, bütün talebeleri ile Cumhuriyetin ateşi ve feyizli bir ocağı bulduk" yazısı ve imzasının yer aldığı tablonunda bulunduğu, Turgut Özal ve Abdullah Gül'ün öğrencilik yıllarına ait balmumu heykellerinin yer aldığı müze ile eski sınıfları gezdiler. Kayseri lisesi mezunları daha sonra hatıra fotoğrafı çektirdi

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

124 Yıllık Kayseri Lisesinden görüntü

-Mezunlar buluşmasını düzenleyen dernek başkanı ile röp

Okul öğretmenlerinden ve aynı zaman 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül öğretmeni ile röp

Mezunların hasret gidermesi

Mezunların Kayseri Lisesi marşını okuması

Detay

Haber: Oktay ENSARİ - Kamera: Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ,

===================================

Kamyonun açık kapağı 2 kişiyi yaraladı

Güvenlik kamerası görüntüleri

NİĞDE'de seyir halindeki kamyonun açılan arka kapağı yol kenarındaki 2 kişiye çarparak yaralanmasına neden oldu.

4 Mayıs'ta merkez Çayır Mahallesi Tren Garı karşısında park halindeki otomobilin yanında duran E.K. ve C.S.'ye, yanlarından geçen kamyonun açık olan arka kapağı çarptı. Demir kapağın çarpmasıyla yere düşen E.E. ve C.S.'ye olayı görenler yardım etti. Yaralılar olay yerine çağrılan ambulanslarla Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı.

İşyerinin güvenlik kamerasına yansıyan olayla ilgili adı açıklanmayan kamyon şoförü ifadesinin ardından serbest bırakıldı.

Görüntü Dökümü

---------------------------

(Güvenlik Kamerası)

Park halinde aracın yanında bekleyen vatandaşlar

Arka kapağı açık halde hareket eden kamyonun kapağının vatandaşlara çarpması

Haber-Kamera: Ali KADI/NİĞDE,

================================

Geri Gönderme Merkezi'nde kötü muamele iddiası

İZMİR'de mültecilerin barındırıldığı, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'ne bağlı Harmandalı Geri Gönderme Merkezi'nde kalanlara karşı hak ihlallerinin olduğunu savunan bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri basın açıklaması yaptı. Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Cem Terzi, "Resmi rakamlara göre kayıtlı 2 milyon 957 bin 454 Suriyeliyi ve tahminen toplam 4 milyon mülteciyi bünyesinde barındıran, uluslararası arenada kendisini 'mülteci dostu' bir ülke olarak lanse eden Türkiye için söz konusu iddiaların ivedilikle araştırılması gerekmektedir" dedi.

Ülkelerinden kaçıp Türkiye'ye gelen, ardından Yunan adalarına kaçmak istedikleri sırada yakalanan mülteciler ile iltica talebinde bulunan yabancıların barındığırıldığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'ne bağlı, İzmir'deki Harmandalı Geri Gönderme Merkezi'nde kalanlara karşı hak ihlallerinin olduğuna yönelik iddialar ortaya atıldı. Hak ihlallerinin olduğunu savunan kentteki çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri basın açıklaması yaptı. Kıbrıs Şehitleri Caddesi üzerinde toplanan grup adına Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Cem Terzi konuştu. Gönderme Merkezi'nin pencerelerinden atılan çığlıkları duyduklarını söyleyen Cem Terzi, "Burada tutulan mülteciler neden pencerelerden çığlıklar atıyor ve imdat diye haykırıyorlar? Bu merkezde idari gözetime alınan mülteciler, 24 saat içinde sadece 15-20 dakika havalandırmaya çıkartılmakta, bu süre dışındaki tüm zamanlarını 5-6 kişilik odalarda, kapılar üzerlerine kilitli olarak hapis halinde geçirmektedirler. Kurumda kişilerin gündelik yaşamlarında haberleşmek, eğlenmek, öğrenmek gibi temel ihtiyaçları için gerekli olan televizyon, dergi-kitap, internet, kurslar gibi olanaklar bulunmamaktadır. Dışardan baktığımızda; yeni, fiziki koşulları iyi gibi görünen bu merkezin içinde, insanlar dış dünyadan tamamen izole edilerek, adeta cezaevi koşullarından daha ağır gözetim koşullarında yaşamaktadırlar. Kimi odaların günışığı görmediği ve sıcak su erişimi olmadığı, dışarıdan yakınlarının getirdiği şampuan, diş macunu gibi kişisel bakım ürünlerinin içeri alınmadığı bilinmektedir. İnsanlara verilen yemeklerin doyurucu ve besleyici olmadığı, meyve ve sebze ihtiyacının karşılanmadığı ifade edilmektedir" dedi.

Cezaevi koşullarında dahi tecritin hiçbir insana uygulanamadığını savunan Cem Terzi, "Resmi rakamlara göre kayıtlı 2 milyon 957 bin 454 Suriyeliyi ve tahminen toplam 4 milyon mülteciyi bünyesinde barındıran uluslararası arenada kendisini 'mülteci dostu' bir ülke olarak lanse eden Türkiye için söz konusu iddiaların ivedilikle araştırılması gerekmektedir. Burada kalan insanlar ülkelerine sınır dışı edilme, tekrardan kötü muameleye uğrama korkusuyla uğradıkları kötü muamele ve işkence iddiaları hakkında başvurularda bulunmaktan çekinmektedirler. Yukarıda tek tek saymış olduğumuz insan hakkı ihlallerinin bir an önce son bulmasını ve kamuoyuna alınan önlemler ile ilgili açıklama yapılmasını talep ediyoruz" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

Basın açıklamasından görüntü.

Katılanlardan görüntü.

Haber: Taylan YILDIRIM, Kamera: Mücahit BEKTAŞ / İZMİR

====================================

1400 TL'ye aldığı hurda otomobile 15 bin TL harcadı

ZONGULDAK'ta oturan Uzman Çavuş 27 yaşındaki Gökhan Demirel, bin 400 liraya aldığı hurda 'Tofaş Murat 124' marka otomobili, 15 bin lira harcayarak orijinaline uygun şekilde yeniden yaptırdı.

Karadeniz Bölge Komutanlığı'nda Uzman Çavuş Gökhan Demirel, Bolu'nun Mengen İlçesi'nden bir evin bahçesinde çürümeye terk edilen 1994 model otomibili sahibinden bin 400 liraya satın aldı. Çekici ile Zonguldak'ta sanayiye getirilen araç, orijinaline uygun şekilde yeniden yapıldı. Bir kaç ustanın elinden geçip iç döşemesinden dış boyasına, motorundan kaportasına kadar 15 bin lira harcanarak yenilenen otomobil ilgi gördü.

Demirel, aracı orijinaline uygun yapmak için hurda araçlardan parçalar topladığını, bazı parçaları da sıfır aldığını söyledi. Aracı yaklaşık 7 yılda tamamladıklarını ifade eden Demirel, şöyle konuştu:

"Yaşlı bir amcanın aracıydı. Tarlada atıl durumdaydı aldığımızda. Büyük bir revizyona soktuk. Tamamen orijinal parça kullanmaya dikkat ettik. Araç ilk günkü gibi oldu. İlgi odağı oldu kentte. İnsanlar görünce geçmişini hatırlıyor. Fotoğraf çektirenler oluyor. Ben de çocukken babamın 1975 model benzer aracını hatırlıyorum. O günden beri aynısını toplamak istiyordum. Nasip oldu, imkan oldu ve aynısını topladık. Çok mutluyum."

Görüntü Dökümü:

-Otomobilden detaylar

-Gökhan Demirel'in görüntüsü

-Gökhan Demirel ile röp.

-Otomobil ile dolaşması

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,

======================================

'Töre' Alanya'da sahnelendi

ESKİŞEHİR Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nun sahnelediği Turgut Özakman'ın 'Töre' adlı oyunu Alanya'da seyirciyle buluştu.

Turgut Özakman'ın yazdığı ve rejisörlüğünü Murat Atak'ın yaptığı 'Töre' adlı oyun Alanya'da ilk gösterimini yaptı. 2 gün tiyatroseverlerle buluşacak olan Töre oyunu ilk gününde büyük ilgi topladı. Alanya Kültür Merkezi salonunda sahnelenen oyun töre cinayetlerini, töre kültürüyle yaşayan toplumlarda kadının yerini, kadınların toplumsal barışın sağlanması konusundaki etkisini ve sevgiyle nefret çatışmasını işliyor.

Müziklerini Gürkan Çakıcı ve Cavanşir Gulyev'in bestelediği oyunun dekor tasarımını Tayfun Çebi, kostüm tasarımını Funda Çebi, ışık tasarımını Ersen Tunççekiç ve hareket-dans düzenini ise Cihan Yöntem üstlendi. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu sanatçıları Serkan Sezgin, Emre Demirci, Savran Perk, Burcu Tutkun, Bilge Cezayirli, Mahide Yumbul, Gamze Demirer, Ezgi Coşkun, Nagihan Orhan, Emel Alnady ve Orçun Ertaman rol aldığı tiyatro oyun sonrasında ayakta alkışlandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-----------------

Seyirciden görüntüler

Oyundan genel ve detay görüntüler

Haber- Kamera: Engin ANAK/ALANYA(Antalya),

========================================