Alzaymır Hastalarına Umut Veren Gelişme

Alzaymır Hastalarına Umut Veren Gelişme


İSMAİL HAKKI DEMİR - Kadın cinsiyet hormonu östrojenin alzaymır hastalığındaki etkilerini araştıran Kahramanmaraş'taki bir grup akademisyen, 3 yıllık çalışmanın ardından elde ettikleri olumlu sonuç sayesinde alzaymırın tedavisi için geliştirilecek ilacın formülünü geliştirdi.

Sütçü İmam Üniversitesi (KSÜ) Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Akif Hakan Kurt başkanlığında farmakaloji ve beyin cerrahisinden bir grup akademisyen, üniversitenin Bilimsel Araştırmalar Biriminin de (BAP) desteğiyle 2014'te başlattıkları çalışmayla, halk arasında ileri derecede unutkanlık olarak da bilinen alzaymırın tedavisi için araştırmalara başladı.

Daha önce yapılan araştırmalarda kadınlardaki riskin daha fazla olmasını dikkate alarak kadınlık hormonu olan östrojen üzerinde çalışan bilim adamları, bu alanda yapılan çalışmalar neticesinde sinir hücrelerindeki ölüm oranlarını azaltacak ilacın formülünü geliştirdi. Araştırmacılar, yapılacak yatırımlarla ortaya çıkacak ilaçla alzaymırın tedavi edilebilir olduğunu belirtiyor.

Yrd. Doç. Dr. Kurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, her geçen gün daha fazla gündeme gelen alzaymırın insan hayatının yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren bir hastalık olduğunu söyledi.

Söz konusu hastalığın görülme riskinin günden güne arttığını anlatan Kurt, yapılan tespitlere göre özellikle 60 yaş üzerindeki kadınlarda hastalık riskinin erkeklere göre 2 kat daha fazla olduğunu vurguladı.

Özellikle östrojen yokluğunun alzaymırın gelişiminde etkisinin olup olmadığını ya da etkisi varsa bunu hangi mekanizmalarla önlenebileceği üzerine planlar yaptıklarını dile getiren Kurt, KSÜ Farmakoloji ile Beyin Cerrahisi Anabilim dalından akademisyenlerle 2014 yılından bu yana çalışmalarının devam ettiğini kaydetti.

Şuanda alzaymır hastalığını tedavi etmek için GPER1 reseptörü ve östrojenin yeni bir hedef olarak görüldüğüne dikkat çeken Kurt, yapılan çalışmalar neticesinde hastalığın tedavisi için büyük bir şans olarak değerlendirebilecek sonuçlara ulaştıklarını belirtti.

Yaptıkların bu bilimsel çalışmayla hastaların tedavi şansını yakalamış olacağını aktaran Kurt, şöyle konuştu:

"Alzaymır hastalığıyla kadınlık hormonu olan östrojenin ilişkisini gösteren ve tedaviye yönelik yeterli bilimsel çalışmalar bulunmamaktadır. Biz bu nedenle östrojenin farklı reseptörlerinin alzaymır hastalığındaki koruyucu rolü ve mekanizmasını gösteren bu çalışmayı Farmakoloji Anabilim dalı ile Beyin Cerrahisi Anabilim dalı ile ortaklaşa gerçekleştirdik. Oluşturduğumuz alzaymır hastalık modelinde östrojenin, GPER1 reseptörü aracılığıyla oksidatif stresi azaltarak sinir hücre ölümünü azalttığını gösterdik."

Çalışmanın alzaymır hastaları açısından önemine dikkat çeken Kurt, "Bu çalışmada, nöron hücrelerinde 'beta amiloid' ile oluşturduğumuz alzaymır modelinde östrojen reseptörlerini uyaran farklı bileşikler kullandık. GPER1 reseptörü üzerine etkili olan bileşik verildiği zaman sinir hücrelerinin normale göre daha az öldüğü, beta amiloid plak oluşumunun ve bu plakların oluşturduğu oksidatif stresin azaldığı bulunmuştur. Bu sebeple de alzaymır hastalığının tedavisine umut ışığı doğmuştur." diye konuştu.

Kurt, Sütçü İmam Üniversitesi olarak yaptıkları bu çalışmayla, Türkiye ekonomisine ve insanların sağlığına katkı sağlamayı umut ettiklerini sözlerine ekledi.

Çalışmanın detayları hakkında bilgi veren Kurt, şöyle devam etti:

"Yüksek dozlarda östrojen direkt olarak tedavi amacıyla kullanılmazken, östrojenin bu reseptörü (GPER1), alzaymır ilaçlarının geliştirilmesi yeni hedef olarak kullanılabilir. Yüksek doz östrojeinin en önemli yan etkisi kanser oluşumudur. Ama östrojenle ilişkili GPER1 reseptörü kanser oluşumuna neden olmamaktadır. Tam tersi GPER1 reseptörlerinin uyarılmaları kansere karşı koruyucudur. Alzaymır hastalığının oluşumunda en önemli mekanizmalardan bir tanesi 'beta amiloid' proteinlerinin nöron hücreleri üzerine çökmesidir. Bu zararlı proteinler yavaş yavaş nöron hücrelerinin ölümüne neden olmaktadır."